Detaylar:
| Adı: | Rümeysa | |
| Tanışma Tarihi: | 23.10.2026 | |
| Fakülte: | Gaziantep Tıp Fakültesi | |
| Dilek: | Oyuncak Bebek | |
| Durum: | Bekleniyor | |
| Tanı: | Wilms Tümörü |
"1 çocuk 1 dilek" diyerek çıktığımız bu yolda birçok miniğimizi mutlu eden sonuçlar aldık. Şimdi ise çocuklarımız için hayati önemi olan kan ve trombosit ihtiyacının karşılanmasına yönelik bir çalışma başlatıyoruz. Çocuklarımızın küçük dileklerini gerçekleştirmeye sonsuz ilgi gösteren sizlerin kan bağışını da aynı derecede destekleyeceğinize güvenimiz tam. İhtiyaç durumundan anında haberdar olmak isterseniz size SMS yoluyla kolayca ulaşabilmemiz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz. Duyarlılığınız için şimdiden teşekkür ederiz :)
| Adı: | Rümeysa | |
| Tanışma Tarihi: | 23.10.2026 | |
| Fakülte: | Gaziantep Tıp Fakültesi | |
| Dilek: | Oyuncak Bebek | |
| Durum: | Bekleniyor | |
| Tanı: | Wilms Tümörü |
Bir gün acaba gülmek insana iyi gelir mi diye derin düşüncelere dalmışken heyecan verici bir bilgi öğrendik. Kaf Dağı'nın güzel mi güzel bir prensesi varmış, üstelik bu prensesle tanışanlar somurtmak nedir unuturlarmış, onunla birlikte oldukları her an yüzlerinden gülücükler eksik olmazmış. Tabii ki biz bunu öğrendikten sonra durmadık ve hemen prensesimizle tanışabilmek için yola koyulduk. Giderken elimiz boş gitmek istemediğimiz için prensesimizin seveceğini düşündüğümüz oyunlardan da heybemize doldurduk. Az gittik uz gittik ve Kaf Dağı'nın Onkoloji servisi tepesine ulaştık. Bu tepede prensesimizi ararken bir kayalığa yazılmış yazı dikkatimizi çekti. Prensesimiz Rümeysa 5 yaşındaymış ve Wilms Tümörü (Bir çeşit böbrek tümörü) tanısı almış. Prensesimizi aramaya ipuçlarını takip ederek devam ettik, derken bir mağara gördük önünde çeşit çeşit çiçekler olan içerisinden şen kahkahalar ve rengarenk ışıklar görünen bir mağaraydı. Prensesimizin mağarası işte tam karşımızdaydı. Vakit kaybetmeden yanına gittik daha prensesimizi görür görmez yüzümüzde güller açtı. Biz fark etmeden yüzümüz gülmeye başlamıştı. Bizimle tanışan prensesimiz meraklı gözlerle heybemizdeki oyunlara baktı. Kendisiyle tanışmaya geldiğimizi ve bizimle oyun oynamak isterse çok mutlu olacağımızı söyledik, hemen kabul etti. Sorulu Jenga oyunumuzla başladık. Taşları bir bir ustalıkla çeken prensesimiz Rümeysa aynı zamanda çektiği taşın rengini de tek tek söylüyordu. Çektiğimiz taşlardaki sorular prensesimizi daha yakından tanımamıza fırsat sağlıyordu. Büyüyünce doktor olmak isteyen prensesimizin bir tane köpeği varmış. Pembe rengi çok seviyormuş ve gitmek istediği ülkeler arasında Almanya da varmış. Oyunumuzu oynarken yüzümüzdeki büyülü gülücükler hiçbir zaman kaybolmadı aksine katlanarak arttı. Kulemiz yıkıldıktan sonra Patlayan Patates oyunumuzla heyecanı doruklarda yaşadık. Çektiğimiz her patatesi patlayacak korkusuyla yavaş yavaş çektik. Patatesler patladığı anda kahkahalar atıyorduk. Bu oyunumuzdan sonra boyama yapmaya karar verdik. Prensesimiz gülüşü kadar güzel bir resim seçti ve boyamaya başladık. Hayal gücümüz boya kalemlerimizi adeta kağıt üzerinde dans ettiriyordu. Ziyaretimizin sonuna doğru geldiğimizde anladık ki bu hayatta insana en iyi gelen şey gülümsemekmiş ve prensesimiz bize gülümsemeyi en içten bir şekilde göstermişti. Onun gülüşüne bakıp gülümsemenin ne kadar güzel bir duygu olduğunu somut olarak görebildik. Artık ayrılık vakti gelmişti. Çok eğlenceli ve gülüşümüzün hiç bitmediği ziyaretimizin sonuna gelmiştik. Prensesimize bizden bir dileği olup olmadığını sorduğumuzda "Oyuncak Bebek" istediğini söyledi. Siz de miniğimizin dileğini gerçekleştirerek onun bu gülümsemesine ortak olmak ister misiniz?