Detaylar:
| Adı: | Mehmet Siraç | |
| Tanışma Tarihi: | 27.10.2026 | |
| Fakülte: | Gaziantep Tıp Fakültesi | |
| Dilek: | Futbol Topu | |
| Durum: | Bekleniyor | |
| Tanı: | ASD |
"1 çocuk 1 dilek" diyerek çıktığımız bu yolda birçok miniğimizi mutlu eden sonuçlar aldık. Şimdi ise çocuklarımız için hayati önemi olan kan ve trombosit ihtiyacının karşılanmasına yönelik bir çalışma başlatıyoruz. Çocuklarımızın küçük dileklerini gerçekleştirmeye sonsuz ilgi gösteren sizlerin kan bağışını da aynı derecede destekleyeceğinize güvenimiz tam. İhtiyaç durumundan anında haberdar olmak isterseniz size SMS yoluyla kolayca ulaşabilmemiz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz. Duyarlılığınız için şimdiden teşekkür ederiz :)
| Adı: | Mehmet Siraç | |
| Tanışma Tarihi: | 27.10.2026 | |
| Fakülte: | Gaziantep Tıp Fakültesi | |
| Dilek: | Futbol Topu | |
| Durum: | Bekleniyor | |
| Tanı: | ASD |
Sonbahar yağmuru yağarken ağaçlar usul usul yapraklarını döküyordu. Bu şiir gibi mevsime en çok şiir gibi bir ziyaret yakışır diyerek en sevdiğimiz oyunlar heybemizde Genel Pediatri servisimizin yolunu tuttuk. Orada bizi Mehmet Siraç karşıladı. Mehmet Siraç 8 yaşında ve ASD (Bir çeşit yapısal kalp hastalığı) tanısıyla hastanemizde kalmaktadır. Odasına girdiğimizde bizi tatlı gülümsemesiyle karşıladı. Oyun oynamak ister misin diye sorduğumuzda ise yüzüne yayılan geniş gülümsemesiyle cevabımızı çoktan almış olduk. Hemen tanıştıktan sonra heybemizdeki oyunları gösterdik ve miniğimiz Sorulu Jenga ile başlamak istedi. Her çektiğimiz taşta yeni bir soruyla miniğimizi daha yakından tanıyorduk. Galatasaraylı olan miniğimizin en sevdiği futbolcu Osimhen'miş, futbol oynamayı çok seviyormuş ve büyüyünce futbolcu olmak istiyormuş. Futbol hakkındaki bilgileri bizi gerçekten şaşırtmıştı. Futbola tutkuyla bağlı olan miniğimizin en sevdiği renk sarı, en sevdiği hayvan ise aslanmış. En çok gitmek istediği ülke Almanya, en sevdiği ders ise matematikmiş. Jenga oyununda kulemiz yıkılınca sıra diğer oyunumuz Hızlı Dedektif'e geldi. Bu oyunu ilk defa oynayan miniğimiz kuralları hemen kavramıştı. Art arda bir sürü sayı aldı. Dikkatli bir dedektif olması gözümüzden kaçmıyordu ama bizi en çok etkileyen şey kazandığı kartların puanlarını hemen toplayabilmesiydi. Matematiğe olan ilgisini şimdi daha iyi anlamış olduk. Sayılarla arası gerçekten iyiydi. Daha sonra oyun serüvenimize Uno ile devam ettik. Kartlarını büyük hesaplamalar ve planlamalar yaparak atan miniğimiz elindeki kartları hemen bitirdi. Yenilen pehlivan güreşe doymaz diyerek tekrar oynamayı teklif ettik ve bizi yine yendi. Vaktimiz dolunca ziyaretimizin sonuna geldiğimizi anladık. Ayrılmadan önce miniğimize, odasının kapısına bir kutu bırakılmış olsa içinden ne çıkmasını isteyeceğini sorduk. Aldığımız cevap bizi şaşırtmadı. Ziyaretimizin başından beri futbol hakkında konuşan miniğimiz, bize kutudan "Futbol Topu" çıkarsa çok mutlu olacağını söyledi. Miniğimizin kapısına hayalindeki kutuyu bırakarak onun mutluluğuna vesile olmak ister misiniz?